Altın İğne Nedir?

Dokturumuz Semih Gök ile estetik dünyasında gezinmeye devam ediyoruz. Serinin her bölümde farklı bir macera gibi yepyeni bir teknik karşımıza çıkıyor. Botox iğneleri, likit yüz kaldırma teknikleri, hyalüronik asit takviyesi ve şimdi de altın iğne

altın iğne cover foto

Dokturumuz Semih Gök ile estetik dünyasında gezinmeye devam ediyoruz. Serinin her bölümde farklı bir macera gibi yepyeni bir teknik karşımıza çıkıyor. Botox iğneleri, likit yüz kaldırma teknikleri, hyalüronik asit takviyesi ve şimdi de altın iğne diye bilinen radyo frekans sistemi… Tüm bu farklı uygulamalar arasından sizin için en uygun olan çözüme karar veriliyor.

Sürdürülebilir gençlik için deri kalitenize yatırım yapmalısınız

Belki sizin hayalinizdeki güzelliğe giden yolda sadece Botox’tan faydalanılacak ama belki de birkaç tanesi kombinlenerek, farklı dönemlerde ve dozlarda uygulanacak. Dr. Semih Gök bu çözümleri deri kalitesini arttırmak için yapılan yatırımlar olarak tanımlıyor. Çünkü yüz germe ameliyatı bile olsanız deri kalitesini arttırmanız münkün değil. Bunun için kemik yapısından, bağ dokularına, yağ tabakasına, kolajen liflerine kadar farklı iyileştirmeler yapılarak gençlik katman katman geri çağrılmalı. Ciltin en üst kısmına yapacağınız sıkılaştırıcı bir müdahale sadece anlık, makyajımsı bir etki sağlayacağı gibi alt katmanlara yaptığınız sıkılaştırıcı uygulamaları yüzeye kadar devam ettirmediğiniz durumlarda da kusursuzluğa ulaşamazsınız (kusursuzluğa değil de en yakınlarına diyelim).

İşte bu uzun giriş ile size tanıtmak istediğim “Altın İğne” olarak anılan yeni nesil bipolar radyo frekans uygulaması. Özel tasarlanmış bir makinenin ucunda altın iğneleri olan bir aplikatör var. Üzerinde mikro  kalınlıkta (saç kalınlığını referans alabilirsiniz) tam 49 altın iğne bulunuyor. 15-20 dakika süren seans boyunca yüzünüzün iyileştirme gereken farklı bölgelerine farklı güç ve deri altında kalma zamanlamasıyla radyo frekans uygulanıyor. İçeriye iletilen enerji bir sıcaklık kaynağına dönüşerek deri altındaki elastin kolajen liflerini sıkılaştırıyor. Semih Gök bu lifleri bir çeşit sarmal yaylar olarak hayal etmemizi söylüyor. “Bu lifler oldukça elastik ve zamanla yay boyları uzuyor, böylece elastikiyet kaybına uğrayarak sarkmalara neden oluyor. Radyo frekans sayesinde liflerin boyları kısaltılıyor ve elastikiyetin geri kazanılması sağlanıyor. Deri altındaki birçok lifin kısaltılması sayesinde daha sıkı bir yüzey oluşuyor.” diye açıklıyor altın iğneyi doktor.

Bu sıkılaşmanın en çok hissedildiği yerlerden biri kadınların kabusu olan ters üçgen yüz sebebi sarkmalar. 3 boyutlu çalışan altın iğne uygulamasının en önemli özelliklerinden biri sadece yukarıdan aşağı değil, yanlardan da sıkılaştırma sağlaması.

Neştersiz gençleşme opisyonlarından biri olan altın iğne uygulaması tercih edildiğinde yaş aralığına göre uygulama sıklığına karar veriliyor. Mesela 30-35 yaş döneminde başlandığında ilk olarak 1-2 uygulama ile start verilip ilerleyen yıllarda yine bu sıklıkla devam sağlanabiliyor. Eğer 40’lı yaşlardaysanız 3 uygulama ile başlayıp yine yılda 2 tekrar ile süreklilik sağlayabilirsiniz. Ayrıca uygulama yapılırken enerjinin veriliş hızı, kaç milisaniye içeride kalacağı ve ne uzunlukta iğne ile hangi katmana etki edeceği gibi çok spesifik hesaplamalar devreye giriyor. İğne uzunluğunu 0.1 milimetreden başlayarak 3.5 mm’ye kadar yükseltebiliyor doktorunuz. Burada önemli olan ulaşılmak istenen çözüm, derinin kalınlığı ve bölgesel farklılıklar. Mesela alın bölgesine, çok ince ve hemen altında kemik barındırdığı için, kısa iğnelerle daha yüzeysel uygulama yapılması gerektiği gibi yanak bölgesinde daha derinlere iniliyor. Doktor iğnenin gücünü ve enerjisini maksimum 5 gibi bir derecede tutarken 20’ye kadar çıkılabildiğini belirtiyor. Tahmin edebileceğiniz gibi yanlış uygulama hem acıya hem de hatalı sonuçlara neden olabilir her tıbbi müdahalede olduğu gibi.

Akne tedavisi, gözenek sıkılaştırma, leke ve izleri giderme için de çözüm Altın İğne

Altın iğnenin kullanılma alanları da çok çeşitli. Sadece cildi sıkılaştırmada değil leke, yara izlerini gidermede, inflamatuar aktif akneyi tedavi etmede, boynu sıkılaştırmada ve geniş gözenek tedavisinde de çok iyi sonuçlar veriyor.

Altın iğne tedavisine başladığınız zaman birinci ve ikinci uygulama arasında 3 hafta – 1 ay gibi aralık oluyor. Sonrasında 3-4 ay gibi dönemlerle tekrarlanabiliyor. Bu uygulama ağrı, şişlik ve izlere neden olmadığı için sizi sosyal hayattan alıkoymuyor. Sadece ilk gün verdiği sıcaklık hissi devam ediyor böylece iyileşme sürüyor ve kan dolaşımı artarak yüzün daha çok beslenmesi sağlanıyor. Uygulama sonrası sıcaklığın devam etmesi istendiği için soğuk kompres uygulanmamalı. Ayrıca tamamlayıcı amaçlı yüzeysel hyalüronik asit iğneleriyle takviye yapılabilir. Bu iğneleri derine inen dolgularla karıştırmamak gerekiyor. Yüzün nem ihtiyacını karşılamak ve nem tutuşunu arttırmak için öneriliyor.

Semih Gök sohbetimizin sonlarına doğru hatırlatıyor, bu uygulamaların hiçbiri birbirinin alternatifi değil. Doktorumuza danışmadan kulaktan dolma bilgilerle sadece birinin çözüm olacağını düşünmek yanlış olur. Teknoloji önümüze bir çok değerli alternatif çıkartıyor artık. Eskiden sadece çizgilerim gitsin diye düşünürdük ve Botox iğnesinin her şeye deva olduğunu zannederdik. Ama bugün biliyoruz ki,  birbirine bağlı birçok alanda iyileşme sağlayarak sürdürülebilir bir gençliğe ulaşabiliriz. Tıp dünyası da her gün cömertçe yepyeni fırsatlar sunmaya devam ediyor. Bize düşense doktorumuzla gençliğe giden en doğru kişisel rotayı belirlemek.

çağla bingöl