Gözün Bir Kırpılışında

Bazen yaşadığımız ani olayları böyle anlatırız. Şaşkınlığımızı. "Gözümü bir kırptım yoktu" ya da "vardı", "gelmişti", "gitmişti" vs

Bazen yaşadığımız ani olayları böyle anlatırız. Şaşkınlığımızı. “Gözümü bir kırptım yoktu” ya da “vardı”, “gelmişti”, “gitmişti” vs… Fotoğraf da genelde o anla ilişkilendirilir, iş çoğu zaman doğru anı yakalamaktır. Yani bunu başaran kişilerin gözlerinden çok şanslarının övüldüğü bir sanat dalıdır.

Hatta sanat olmak ile çoğu zaman tartışmada duran yanları vardır. Çünkü aynı zamanda olan bir varlığın, canlının, kişinin, nesnenin, olayın, kazanın yaşadığının kanıtıdır, bir insanın devlet kabulü suretidir.

Selim Süme, Foto: Gökhan Polat

Selim Süme’nin Versus Art Project’te gerçekleşen In The Blink Of An Eye isimli sergisi aslında bu temsiliyet üzerinde duruyor. Fotoğraf için önemli iki öğeyi, yani mekanı ve zamanı, denklemin içinden çıkardığınız zaman kalan özne ile izleyicinin ilişkisini araştırıyor. Yani fotoğraf hakkında düşünmeye davet ediyor.

Selim Süme “In The Blink Of An Eye” Sergisinden, Arşivsel Baskı

Bunun içinde farklı sorular barınıyor. Mesela fotoğraf gerçekten anı mı belgeler yoksa sadece mekanı mı? Geçmiş ile ilgili bir fotoğrafa baktığımızda içinde bulunduğumuz mekanı çıkartırsak o anın gerçekten hangi an olduğunu bilebilir miyiz? Bunun için bir doğum günü fotoğrafı iyi bir deney olabilirdi. Mekanı çıkartın, yanınızdaki arkadaşları silin, 12 mi, 13 mü, 10 mu? Süme, sergide buna yıldızlar üzerinden bakıyor. Yıldızların varlığını uzun pozladığı kareler ile belgeleyebiliyor ama bir yandan bize bilimsel alt yapımız da söylüyor ki; aslında onlar yıllar yıllar önce yok olan yıldızların ardında bıraktığı bir iz sadece. Yani fotoğraf çok da gerçekliği simgelemeyen zor bir medyuma dönüşüyor bir anda.

Selim Süme “In The Blink Of An Eye” Sergisinden, Arşivsel Baskı

Fotoğrafın bir göz kırpması kadar olan bir anda gerçekleştiğini düşünürsek bu bize bebeklerle oynanan Türkçe’de “ceee” dediğimiz klasik oyuna da götürür. İngilizce’si “peek-a-boo” olan bu oyunun ismi eski İngilizce’den “alive-or-dead” olarak tercüme ediliyor. Yani diri ya da ölü. Ya da Selim Süme’nin dediği gibi “Makinanın perdesi açılır, karanlık kutunun içine ışık girer ve perde kapanır. Tıpkı doğum ve ölüm arasındaki yaşam, tiyatronun iki perdesi arasındaki oyun gibi; karanlık-aydınlık-karanlık. “Göz açıp kapanıncaya kadar geçen bu süre” fotoğrafı ortaya çıkarır.”

Selim Süme’nin In The Blink Of An Eye isimli sergisini 5 Ocak 2019’a kadar Beyoğlu’nda bulunan Versus Art Project’te görebilirsiniz.

Çağla Bingöl

Sorry, the comment form is closed at this time.