Hızlandırılmış Sanat Turu: Şubat’19

Diyelim ki hafta sonu İstanbul'da sanata zaman ayırmak istiyorsunuz, hava soğuk diye kapana kısılmaktan sıkıldınız, şehirde yaşıyorsunuz ama bir şekilde şehir hayatından uzak kaldığınızı hissediyorsunuz, işte tam da sizin için (evet, evet siz) bu hafta

Diyelim ki hafta sonu İstanbul’da sanata zaman ayırmak istiyorsunuz, hava soğuk diye kapana kısılmaktan sıkıldınız, şehirde yaşıyorsunuz ama bir şekilde şehir hayatından uzak kaldığınızı hissediyorsunuz, işte tam da sizin için (evet, evet siz) bu hafta sonu gezebileceğiniz sergilerden bir derleme yaptık.

Başlayalım!

1. Versus Art Project’te Sabo’nun Paracetamol İsimli Sergisi ile Başlayın

Beyoğlu Erol Dernek Sokak’ta bulunan Versus Art Project’te 23 Şubat’a kadar devam eden sergi ismini sanatçının küçükken yaşadığı bir hikayeden alıyor. Sergide yer alan yağlı boya eserler, uyandığınız halde etkisini ve ağırlığını üzerinizden atamadığınız rüyaları hatırlatıyor. Sanki hasta geçen gecenin ateş düşürücü etkisi ile bulanan figürleri grafik ögelerle bir araya geliyor. Sergide gezerken size çok tanıdık gelen anlar çıkıyor karşınıza, bu nedenle gerçeklik payı vardır dediğiniz… Belki de sizi çok eski bir ana götüren, ailevi bir anıya mesela.

2. Salt Beyoğlu’nda “Makbul Tarih’in Tutsakları” ile Yola Devam

Her adı geçtiğinde “tekrar açıldı da ne iyi oldu” dedirten Salt’ın Beyoğlu adresinde Ocak ayının sonlarında açılan “Makbul Tarihin Tutsakları” isimli sergi, sanatçı – tarihçi Naeem Mohaiemen’in film, enstalasyon ve yazılarından oluşuyor. Sergi, Bangladeş’in sömürge dönemi sonrası tarihinde yer alan 3 büyük kırılmaya odaklanıyor. Önce Britanya Hindistan’ı sınırındaki Bengal ikiye ayrılıyor, sonra Hindistan bölünerek Hindistan ve Pakistan oluyor ve 70’lerin başındaki Hindistan-Pakistan Savaşı sonunda Doğu Pakistan ve Bangladeş’i doğuruyor. Tüm bu sarsıcı olayların yanında 70’lerde yükselişte olan sosyalizm hareketi zamanla tüm dünyada olduğu gibi bölgede de yerini tutuculuğa ve sermaye tutsaklığına bırakıyor. (Sahi neden hep böyle oluyor?). Sergiyi gezerken “makbul tarih” ile ne anlatılmak isteniyor izini sürerseniz, devlet eli ile yazılmış bir tarihin, o devletin içinde yaşayan insanları koyduğu yeri gözlemliyorsunuz. Bakmasını bilen için oldukça öğretici bu sergi 28 Nisan’a kadar sürüyor.

3. Karaköy X-ist’teki Aylin Zaptçıoğlu Bölünmüş Döngü Sergisi’nde Sıra

Yol zaten sizi Karaköy’e doğru atacak. O zaman İstanbul sanat piyasasının yenilerinden Karaköy Juma Binası’nda bulunan X-ist Galerideki Aylin Zaptçıoğlu sergisine uğrayabilirsiniz. Galeri X-ist Nişantaşı’ndan ayrılınca “siz de mi gidiyorsunuz?” üzüntüsü yarattıysa da Karaköy’deki bina bünyesinde birkaç galeriyi barındırmasıyla çok pratik, hakkını vermek gerek. Aylin Zaptçıoğlu’nun eserleri sanki hep alacakaranlık kuşağında resmedilmiş gibi gece ile günün arafında duruyor. Bu aslında sergideki ana hikaye olan döngüye de çok uyuyor. İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, heykeller, bu dünyadan olanlarla olmayanlar arasında bir döngü yaşanıyor gibi eserlerde. Ama evrim alıştığımız teorideki gibi tek yöne doğru lineer değil bu nedenle Zaptçıoğlu’nun eserlerinin olduğu dünyada döngüsel bir denge korunuyor.

4. Son Olarak Mecidiyeköy’e Pilevneli’ye Geçiyoruz

Bir önceki sergisi ile sosyal medyanın en çok konuşulanlarından olan Pilevneli’nin Mecidiyeköy’deki adresi, “Kağıt” isimli yeni bir karma sergiye ev sahipliği yapıyor. Turumuzun en taze sergisi bu çünkü henüz bu hafta açılıyor. Sergi, 1960’lardan bugüne usta ve genç sanatçılardan oluşan bir seçkinin kağıt üzerine yaptığı ya da bizzat kağıdı malzeme olarak kullandığı eserlerine odaklanıyor. 100’ün üzerinde sanatçının işine yer veren sergide belki askıda devcileyin bir fil göremeyeceğiz ama kağıdın sanat adına her şeyin başladığı sıfır noktası olduğunu var sayarsak sizi boşuna Mecidiyeköy’ün “tatlı” trafiğine sokmadığımızı söyleyebiliriz.

Kapanış ve evlere dağılış.

troppodonna

Sorry, the comment form is closed at this time.