Kopyalama ve Sahiplenme Üzerine Bir Sergi: “The Artist Is Present”

Gucci'nin kreatif direktörü Alessandro Michele markanın direksiyonuna geçtiğinden beri bizi öyle farklı bir noktaya götürdü ki değil Frida Gianini dönemi, Tom Fordlu efsane yılları bile hatırlamakta zorlanır olduk. Maksimalist tasarımcının koleksiyonları çok tartışıldı. Bu sitede bol

Gucci’nin kreatif direktörü Alessandro Michele markanın direksiyonuna geçtiğinden beri bizi öyle farklı bir noktaya götürdü ki değil Frida Gianini dönemi, Tom Fordlu efsane yılları bile hatırlamakta zorlanır olduk.

Maksimalist tasarımcının koleksiyonları çok tartışıldı. Bu sitede bol bol görmüşsünüzdür. Ugly Fashion estetiği, kolaja benzer stil anlayışı, rönesans eserlerinden tutun da Çin sembollerine ve 80’lerin pop kültür trendlerine birçok farklı referanstan ilham alması, çoğu zaman ilhamın kopyacılık ile itham edilmesi… Benim şahsen kendisini “geek kültürü sömürüyor” diye parmakla göstermem, Bootleg’i konuşulur kılması ve işte o günlerden bugünlere gelerek açılan “The Artist Is Present” isimli sergi.

The Artist Is Present sergisi uzun zamandır beklenildiği üzere bugün Şangay Yuz Muzesi’nde kapılarını açtı. Proje için Gucci’nin Michele’si, tartışma seven kavramsal sanatçı Maurizio Cattelan ile bir araya gelmiş. Küratörlüğünü Cattelan’ın yaptığı sergide ilk adı geçen Damon Zucconi, Christopher Williams, Ma Jun, Aleksandra Mir ve Sayre Gomez gibi isimler olmak üzere toplam 30 lokal ve uluslararası sanatçının eserleri bulunuyor. Sergi 16 Aralık tarihinde son bulacak ve tanıtımı Gucci markasının son dönemde kullanmayı çok sevdiği New York, Londra, Milano ve Hong Kong’daki duvar resimleri ile yapıldı.

Aynı zamanda serginin posteri de olan bu duvar resmi size çok tanıdık gelebilir, sergi ismi gibi. Çünkü ikisi de 2010 tarihli, hala videoları bıkılmadan izlenen/paylaşılan, Marina Abramoviç’in aynı isimli New York MoMa sergisindenler. Yani daha birinci dakikadan kopyacılık/kendine mal etme konusunda tartışmayı ateşlemeyi hedefleyen işler.

Bugün artık modaya da sanata da baktığınızda kopyacılık, çakma, sahtecilik, sahiplenme gibi konuların çok fazla tartışıldığı ve herhangi bir ölçüt, bir engel konulamadığı gibi konuşmaların da çoğu zaman tıkandığı görülüyor. @Dietprada isimli hesap Instagram üzerinden moda tasarımcılarının üzerine korku salıyor. İtiraf etmek lazım ki bakmadan edemiyorsunuz ama bazıları haklı olsa da (bazıları çok haklı olsa da hatta), bazıları da oldukça zorlama postlar oluyor. Herkes birbirini kopyalama ile itham ediyor.

Fakat bunların hepsinin dışına çıkarak bu sergiye geri dönersek, sergide görülecek şeyler açık. Çok bilindik çeşitli eserlerin açık kopyaları, onlardan esinlenmiş işler ve tüm bunların yeni sergileme teknikleri. Ayıca hepsinin üzerine sarılmış koccaman bir üç şerit Gucci kurdelası. Sergi şehri olarak kopyacılığın merkezi kabul edilen Şangay seçilmesi çok manidar. Ama Çinliler buna alınan insanlar değiller. Sonuçta kopyaydı, sahteydi derken dünyanın en büyük güçlerinden biri haline geldiler. Gerisini pek önemsemiyorlar. Hem yapıp hem de adının koyulmamasını istememe bizim işimiz. Çin bu sergiye ev sahipliği yaparak umursamazlıkla olgunluk arasındaki, karşısındakini sinir eden soğukkanlılığını da ortaya koyuyor. Michele ve Cattelan da cesaretlerini hiç kuşkusuz.

The New York Times’da Sergi hakkında çıkan tam sayfa “advertorial”

Sonuç olarak internet çağında hepimizin telefonlarına mühürlü gözlerinin ekranı yukarı kaydıra kaydıra dakikada kaç imaj gördüğünü dikkate alırsak beyinlerimizin bir şey yaratırken bu kadar görüntüden  etkilenmemesinin imkansız olduğunu kabul etmek lazım.

Gucci’nin istifçi Michele’si kendini imaj istifçisi olarak tanımlayan Cattelan ile harika bir birliktelik yakalamış ve “The Artist Is Present” sergisine imza atmış. Bu sergi, Gucci koleksiyonlarını temize çekerken yeni çağda taklit/kültürel sahiplenme/mal etme/sahte gibi kavramları da yeniden tanımlamalıyız mesajı veriyor.

Çağla Bingöl

Sorry, the comment form is closed at this time.