Parfüme Xerjoff Gözünden Bakabilmek

Geçtiğimiz günlerde Beymen'in sevilen niş parfüm markalarından Xerjoff'un yaratıcısı Sergio Momo ile sohbet etme fırsatı buldum. Parfüm konusu, özellike birçok niş kabul edilebilecek özel markanın Türkiye'ye girmesi ile farklı bir konuma geldi. Eskiden, yani sözüm 80'lere

Geçtiğimiz günlerde Beymen’in sevilen niş parfüm markalarından Xerjoff’un yaratıcısı Sergio Momo ile sohbet etme fırsatı buldum. Parfüm konusu, özellike birçok niş kabul edilebilecek özel markanın Türkiye’ye girmesi ile farklı bir konuma geldi.

Eskiden, yani sözüm 80’lere 90’lara ve milenyumun başlarına, parfüm demek moda evlerinin istediği gibi kokmaktı. Yani Donna Karan sizin hoşunuza giden marka ise o zaman onun parfümünü alırdınız, hayır hayalinizdeki imaj Kenzo kadını ise o zaman Kenzo gibi kokmak isterdiniz. Ama 2010’lu yıllarda parfüm konusu biraz daha kişiselleşti, burunlar daha sofistike şeyler arar oldu.

Çünkü dönem kişisel stilin öne çıktığı bir dönem ve herkes kendi imzasını bırakmak istiyor, dolayısıyla eskiden “en moda” parfüm ne ise onun peşinde koşarken şimdi kendi imzamız olacak notaları arıyoruz. Nota diyorum çünkü hepimiz az çok artık parfüm notalarına da hakimiz. Geçmişte çiçekli/baharatlı diye ikiye ayrılan parfümler şimdi çok daha zengin bir seçkiye sahip. Gülün çeşitleri var, Oud’un çeşitleri var, baharatın, meyvenin hatta derinin…

İşte Xerjoff kadar karakteristik parfüm koleksiyonlarının yaratıcısı olan isimle görüşme şansım olunca ben de bu değişimi sordum. Nasıl böylesine sofistike kokular peşinde koşmaya başlamıştık? Sergio Momo’nun cevabı hiç beklemediğim bir yerden geldi. O nedenini artık daha çok seyahat etme şansımız olmasına bağlıyor. Böylece ister yemek olsun, ister gelenek görenek olsun, ister kokular; o kadar çok deneyimleme fırsatımız oluyor ki daha açık fikirlilikle bakmayı öğreniyoruz. Bu cevap çok güzeldi çünkü sadece parfüm konusunda değil hayattaki farklılıklara bakışımızda da pratik edebileceğimiz ve etmemiz gereken önemli bir şey açık fikirlilik.

Diğer bir sorum ise son dönemde sık sık konuşulan Unisex parfüm mevzusu oldu. Biliyorsunuz hem modada hem de güzellikte unisex ürünler oldukça revaçta. Peki o ne düşünüyordu? Unisex gelip geçici bir heves miydi? Yoksa yeni bir kategori mi? Sergio Momo şu ana kadar hiçbir parfümünü kadın, erkek ya da unisex olarak tasarlamamış. Ona göre, daha çok insanların hoşuna giden kokular var ve bu kişiden kişiye değişiyor. Kişinin beğenileri bu hayata geldiği andan, Gün:1’den itibaren zihnine yerleşen koku arşivi ile oluşuyor. Bunda anneannenizin yaptığı güzel bir yemeğin de izi var, yazlıkta akşamüstü nemli kum kokusunun da, öğrenciliğinizde yaşadığınız şehrin de, acı bir hatıranın da… O nedenle kadın ya da erkek; çiçek, baharat, şeker vs. beğendikleri koku karışımlarını seçerler ve kullanırlar diyor Momo. Özellikle şunu belirtiyor 2018 yılında bir kadına “bu parfüm senin için” diyemezsiniz.

Son yılların favori notası Oud’un ilham kaynağı olduğu Oud Stars koleksiyonu gerçekten anlamda sofistike burunlara hitap ediyor ve markanın öne çıkan koleksiyonlarından. Bunun yanı sıra benim kalbimi Cruz del Sur Koleksiyonu çaldı ki Amazonlarda geçen bir tatil sonrası yaratılan bu seri özellikle parfüm üretiminde kullanımının çok zor olduğu bilinen meyveler yönünden zengin ve mutlu bir parfüm. Xerjoff koleksiyonları Beymen’lerde satışta. 

Çağla Bingöl

Sorry, the comment form is closed at this time.