Paris’in Alternatif Rotaları

Paris'e birkaç kere gittiyseniz, artık turist gibi görünmek istemiyor olabilirsiniz. Japonlar dışında kimse bu turistlik müessesesinden hoşnut değil sanki. Eyfel ilk seferinde görüldü, Champs Elysees kaç kere arşınlandı, Louvre gezildi, Cafe de Flore menüsü ezberlendi.

Paris’e birkaç kere gittiyseniz, artık turist gibi görünmek istemiyor olabilirsiniz. Japonlar dışında kimse bu turistlik müessesesinden hoşnut değil sanki. Eyfel ilk seferinde görüldü, Champs Elysees kaç kere arşınlandı, Louvre gezildi, Cafe de Flore menüsü ezberlendi. Hatta bunun üzerine alternatif rotalar belirleyerek birkaç sefer daha ziyaret etmiş de olabilirsiniz Paris’i.

Şimdi hazır Euro fiyatları çok artmışken sizin için insafsızca bir plan hazırladık (şaka tabii). Ya da şöyle düşünün iş için sık sık Paris’e gidiyor olabilirsiniz. O zaman gelin size birkaç yeni rota önerelim işlerden zamanınız kalırsa gezmek için listemize göz atarsınız.

Le Marais’de Müzeler

Le Marais 2018 yılında tabii k alternatif olarak verilecek bir adres değil. Ama daha önceden gezdiğiniz klişe Paris müzelerinden Picasso Müzesi’ne zaman kalmamış olabilir. İspanyol ressamın 5000 civarında (yazı ile beş bin civarında vay canına) eserine ev sahipliği yapan bu müzede bir de Hubert de Givenchy’nin de koleksiyoneri olduğu mobilya tasarımcısı Diego Giacometti’nin eserlerinin bulunduğu oda var. Ya da daha alternatif, küçük ve sakin bir müze arıyorsanız Musée de la Chasse et de La Nature yine ziyaret edebileceğiniz bir müze. Dev bir biyoloji laboratuvarını andıran müzede sinematografik bir atmosfer var. Sanki sinirli bir Catherine Deneuve her an bir köşe hızlı hızlı yürüyerek, üzerinize gelecekmiş gibi.

Alternatif Bistro Chez La Vieille 

Paris bistrolarla dolu, İstanbul’un kebapçılarla dolu olması gibi. Genelde Paris’i tekrar ziyaret etmek isteyenlerin şöyle bir klişe cümlesi vardır: “Bistro’larda saatlerce oturmak, yemek içmek…”. Fakat hangi Bistro çünkü yürürken önünüze çıkanlar arasında göz kararı bir seçim yaparım derseniz genelde sonu hep kötü biter. Eski bir mekan olan Chez La Vieille son yıllarda Amerikalı Şef Daniel Rose’un önderliğinde yenilendi. Hem dıştan harika bir “sadece bilenlerin bildiği yer” havası var hem de tatları dilden dile dolaşıyor.

La Botte Gardiane

Alternatif Alışveriş Rotası 

Turistik bir alışveriş caddesinde dolaşmak istemiyorsanız Rue de Charonne sizin için ideal olacaktır. Burada Repetto, Isabel Marant, Sandro gibi klasiklerin yanında son dönemde outdoor wear’ın popülerleşmesi ile radara giren K-way ve Fransız boho-chic tasarımcıların buluştuğu SoWeAre gibi adresler de var. Ayrıca gardırop klasiğiniz haline gelecek bir çift el yapımı çizme için La Botte Gardiane isimli butiğe de göz atmayı unutmayın.

Trenle Şampanya Cennetine 

Paris’in dışına çıkmak varsa aklınızda Fransa’nın dünyaya kazandırdığı en önemli değerlerden, lüksün sembolü şampanyanın memleketine bir tura çıkabilirsiniz. Nasıl mı? Avrupa’da trenle gezmek için tıklamanız gereken websitesi Trainline. Reims’e giden trene atlıyorsunuz ve kendinizi butik şampanyaların cennetinde buluyorsunuz. Yok ben illa Möet&Chandon’da tadıma katılmak isterim derseniz de durağınız Epernay olmalı.

Tüm Parayı Brunch’a Yatırmak

Diyelim ki en üstteki senaryo geçerli olsun. İş için gitmiş olun Pazar günü de dönüş gününüz. Eğer imkanınız varsa brunch sonrası yetişebileceğiniz bir uçağa rezervasyon yapın ve soluğu Paris’in en şık ve klasik otellerinden Le Meurice’de alın. Dünyanın en saygın şeflerinden Alain Ducasse tarafından hazırlanan Brunch menüsünde yok diye bir kelime yok. Üzerine bir de 2018 yılının en iyi pasta şefi seçilen Cédric Grolet’nin tatları var. Biliyorsunuz son dönemde Buzzfeed’den, Mashable.com’a kadar birçok alakalı alakasız websitesini sanat eserini andıran glaze meyve şeklindeki tatlıları yeterince meşgul etmişti.

troppodonna

Sorry, the comment form is closed at this time.