“Sosyal Moda”ın Yeni Kahramanı Markalar

Sosyal moda yani Instagram'da ağırlığını koyan trendler ve markalar bilindik moda dünyasını ikiye ayırdı. Belki de eskiden dergilerin üstlendiği misyonun bir kısmını üstüne aldı. Eskiden önce podyumlara bakardınız moda tasarımcıları ne yapmışlar? Sonra dergilere bakardınız:

Sosyal moda yani Instagram’da ağırlığını koyan trendler ve markalar bilindik moda dünyasını ikiye ayırdı. Belki de eskiden dergilerin üstlendiği misyonun bir kısmını üstüne aldı. Eskiden önce podyumlara bakardınız moda tasarımcıları ne yapmışlar? Sonra dergilere bakardınız: Peki moda dergileri hangilerini benimsemişler? Şimdi Instagram’a bakıyorsunuz. Tabii her dönemde olduğu gibi sosyal moda da manipüle edilmeye son derece açık. Sanırım artık kimse ünlü bir Instagram yüzünün kullandığı tag’leri tamamen sevgiden kullandığını düşünmüyordur. Tabii bir ulaşılmak istenen marka tag’lemesi var (tırmanma aşamasındakiler için) bir de reklam ya da potansiyel reklam beklentisi tag’lemesi. Bunlar da sosyal medyanın kendi içindeki bazı gelenek/görenek/adetleri işte.

Tag’lenmiş fotoğrafları gerçekten inceletenler ise o dönemin kahraman markaları oluyor. “Bu çantayı çok  görmeye başladım, nedir acaba?” ya da “tüm bu çiçekli elbiseler tek markanın mı?” gibi… Burada adı geçenler genelde büyük markalar olmuyor. Keşif markaları oluyor ve zamanla kahramanlaşıyorlar. Sonra onların yerini yenileri alıyor. İşte size sosyal moda döngüsü…

View this post on Instagram

@nikejane stopping traffic #gannigirls

A post shared by GANNI (@ganni) on

Ganni 

Danimarka çıkışlı marka “Ganni Girls” diye bir kızdan bahsediyor. Gerçi tüm tasarımcılar yeni koleksiyonlarını anlatırken klişe bir kadın tipi açıklarlar zaten. “Ben bu koleksiyonu yaratırken güçlü, şehir kadınını düşündüm” derler sık sık. Çok orijinaldir hatta bu anlatım. Ganni de kendine bir oyun alanı belirlemiş. Kopenhag’ın modern kadınlarından ilham alıyor. Çok farklı, görülmedik, sarsıcı tasarımlar vadetmiyor. Kadınlarının ultra şık ve kusursuz olduğunu da söylemiyor. Ama keşif gözleri gelişmiş, zevkli kadınlar olduğunu söylüyor. Tabii siz de otomatik olarak o anlatılan kadınlar gibi olmak istiyorsunuz. Markanın desenli maksi/midi elbiseleri kesin gözünüze çarpmıştır.

Maggie Marilyn

Yeni Zellanda’da doğan marka oraların dünyayı koruma misyonunu unutmuyor. Sürdürülebilir moda anlayışı ile doğaya saygılı üretim yapıyor. 2016 yılında kurulan markanın ilk satış noktalarından biri Net-a-Porter olunca tabii başarılı lüks mağazalar hemen peşine sıralanıyor. Hala en büyük satış noktası online olan markanın ceket koleksiyonları sosyal modanın gözdesi. Onlar da Maggie Marilyn Girl diye bir kız tanımı yapmışlar. Bu kız da özgüven sahibi, insanlara saygılı ve inançlarına bağlı olarak tanımlanıyor. Yani doğruyu söylemekten korkmayan, feminist olsa da kırılgan yanını gizlemeyen, detaylara önem veren, pozitif düşüncenin gücüne inanan ve ezilen için savaşmaktan korkmayan. Bu zaten çoğumuzun olmak istediği bir kadın değil mi diye düşünebilirsiniz. İşte olay da biraz burada. Eskiden markaların size satmak istediği değerler, lüks, zor erişilebilir olma, statü, seçkin zevk vs. idi. Şimdi milenyum kadını Maggie Marilyn gibi olmak istiyor tabii kolay yoldan Kardashian olmayı tercih etmiyorsa.

View this post on Instagram

@alizeegamberini wears Nanushka Resort 2019🥀

A post shared by NANUSHKA (@nanushka) on

Nanushka

Macar tasarımcı Sandra Sandor tarafından Budapeşte’de 10 yıl önce kurulan marka, sosyal medya gücünü geç kalmadan fark edenlerden ve böylece kazananlardan olmuş. Yarattıkları minimalist şık imajı yakaladığını düşündükleri isimlerle sosyal medyada sıkça çalışan markanın, Budapeşte gibi moda fokusu olmayan bir doğum yeri olmasına rağmen başarısı harika. Şu an Farfetch’ten, Shopbob’a ve Net-a-Porter’a birçok önemli online satış sitesi markanın koleksiyonlarına yer veriyor.

Türkiye’de tüm bu markaları Beymen Mağazaları’nda bulabilirsiniz.

Çağla Bingöl

Sorry, the comment form is closed at this time.